Şehrimiz Kütahya’nın ve çevresinin çok eskilere dayanan folklor özellikleri vardır. Bu özellikler yıllar boyunca Kütahya’nın gelenek ve göreneklerinde kadın ve erkek giyimlerinde, halk oyunlarında, türkülerinde ve yemek çeşitlerinde yaşamıştır ve yaşamaktadır. Bunların bazılarını sırasıyla görelim.
Düğün Törelerinin ilk basamağı Söz Alma’dır. Söz Alma gelin ve damadın yakın akrabaları arasında yapılır.Damadın ailesi ve akrabalarına oğlan Evi , gelinin ailesine ve akrabalarına Kız Evi denir.Oğlan Evin’den gelenlerin en yaşlısı,”Allah'ın emri. Peygamber’in kavli ile kızınızı oğlumuza almak istiyoruz” der. Kız Evi’nin en yaşlısı da “ Siz münasip gördüyseniz bizde gördük”der. Kız Evi’nden bir genç kız içinde söz mendili bulunan bohçayı, kız isteyen yaşlının dizine koyar, o da yanında oturan oğlan babasının dizine koyar. Baba da en yakın akrabasının kucağına koyar. Tüm konukları dolaşan bohçayı, oğlan evinin yakınlarından biri,”Darısı başımıza diyerek açar ve içindekileri tek tek herkese gösterir. Bohça damadın adının baş harfleri işlenmiş ipek mendil ,yakınlarına oyalı yazmalar ,havlular bulunur. Oğlan tarafıdan bohçaya karşılık yüzük çeşitli takılar ve giyecekler verir. Ardından şerbet içilir.
Nişan töreni ya yalnızca kadınlar arasında,ya da erkekler arasında yapılır. Bir gün önceden oğlan evinden kız evine, nişanda kullanılmak üzere kahve,şeker,çay gönderilir. Nişan törenine daha uzak akrabalarda davet edilir.Nişan töreni de aşağı yukarı söz alma törenine benzer yapılır.
Düğün törenleri,oğlan evinde ve kız evinde olmak üzere ayrı ayrı düzenlenir. Düğünden bir gün önce kız evinde kına töreni yapılır. Konuklara nohutlu düğün pilavı ve zerde ikram edilir. Zerde,şekerli pirinç lapasıdır. Gelin arkadaşları geleneksel Kütahya giyisileri içinde Kütahya oyunları oynarlar. Törenin sonuna doğru gelince kına yakılır. Kına bir tür boya maddesidir. Gelin kına yakılırken arkadaşları şu türküyü söylerler
“Gül ezerler, gül ezerler,
Gül ezerler, gül ezerler.
Gülü toprağa dizerler,
Gülü toprağa dizerler.
Gül kuruttum, gül kuruttum,
Gül kuruttum, gül kuruttum
Yari sinede uyuttum,
Yari sinede uyuttum.
Yar söyleri ben unuttum,
Yar söyledi ben unuttum.
Ah akabinde coştu gönül
Yardan ayrılması müşkül.”
Düğün günü sabahleyin kız evinde kuşak töreni yapılır. Bu törende gelinin babası ve yakın erkek akrabaları gümüş bir kemeri üç defa gelinin beline dolar ve çeşitli takılar takarlar. Bu törenin sonunda bir hoca tarafından dua söylenir. Daha sonra kağıtlı şeker saçarlar. Gelinin bulunduğu odaya gelinir, dua okunur ve gelin, konvoy halinde gelen taşıtlarla oğlan evine götürülür.
Bunu Güveyi Salma Töreni izler. Oğlan evine davet edilen konurlara akşam yemeği verilir. Bu yemekte yoğurtlu çorba, güveç, nohutlu pilav, tatlı bulunur. Yemekten sonra başta davetli hocalar olmak üzere yemeğe katılanlar çıradan yapılmış meşalelerle Veysel Karani adı verilen ilahiyi söyleyerek damadın evinin önüne kadar gelirler ve
"Hak nasip eylesin komşu olalım,Yemen ellerinde"
Veysel Karani.
Sözleriyle ilahiye son verilir. Dua okunur, damat önce dua okuyan hocanın, sonra babasının ve sırasıyla akrabalarının elini öptükten sonra, arkadaşları damadın sırtını yumruklarlar ve tören son bulur.
Bir hafta önceden sünnet yatağı hazırlanır. Yüksekçe bir karyola üzerine çıtalarla tavanlı yatak hazırlanır.
Karyola : Sırmalı yorgan, bohça, perde, sırmalı tülbentlerle süslenir. Sünnet olan çocuğa yakınları DÜRÜ denilen bohça içinde giyecek eşya armağan ederler. Bir gün önce sünnet kınası yapılır. Çocuğun sağ elinin yarısına kına yakılır. Sünnet günü mevlit okunur. Daha sonra davul zurna çalınır. Gelen konurlar çocuğa para ve çeşitli armağanlar verirler. Sünnetten sonra MÜBAREKE denilen ziyaretler başlar. Mübareke ziyaretleri kadınlar arasında yapılır ve sünnet çocuğuna bu ziyaretler arasında çeşitli armağanlar verilir.
Ayrı özellikleri taşıyan eğlenceler kadınlar ve erkekler arasında ayrı ayrı yapılır. Bazen de akrabalar arasında veya yakın arkadaşlar arasında aile gezekleri de yapılır. Yaz mevsiminde herhangi bir kır yerine veya Ilıca’ya , Yoncalı’ya gidilir.Kış mevsiminde ise çeşitli eğlencelerin yeraldığı gezekler, evlerde yapılır. Kadınlar Gezeği, Gençler Gezeği , Erkekler gezeği, Akraba Gezeği, Kır Gezeği (Kızlariçi) vb. gibi gezek türleri vardır. Kış gezeklerinde kestane kavrulur, pişmaniye helvası çekilir, mısır patlatılır. Kütahya türküleri söylenir, Kütahya oyunları oynanır.
Eskiden şehrimiz çevresinde ağaçlık ve yeşil alanlar daha fazla idi. Müderris Bahçesi, Beşikkaya, Sultanbağı, Hisar Su Deposu, Hıdırlık, Hisar Çay Bahçesi Bunların yakın olanlarıydı. Her Pazar buları çok kalabalık olurdu. Kütahya’da yılın ilk kır gezisi hıdırellez günü Müderris Baehçesinde başlardı. Bir iki gün önce tellallar ( duyurucular)....
"Gözlemeler tellensin
Nazilliler yellensin
Kütahya halkı hıdırellez günü
Müderris’te eğlensin."
Diyerek halkı Müderris Bahçesine davet ederlerdi. Ayrıca her yıl çamlıca’da kiraz bayramı düzenlenirdi.
Kütahya’nın geleneksel kadın kıyafetleri, Germiyanoğlu Beyliği döneminden günümüze kadar çok az değişmiştir. Bu kıyafetler sim, pul ve renkli ipeklerle işlenir. Cepken, şalvar, al gömlek veya üç etek, şalvar, al gömlek gibi üç parçadan oluşan bu elbiseler nişan, düğün gibi törenlerde giyilir. Bazı Kütahya eelerinde tarihi değeri olan antika kıyafetlerin yanı sıra, günümüzde Halk Eğitim Merkezi kurslarında ve Belediye El Sanatları kurslarında yeni kıyafetler eskilerine uygun biçimde işlenmektedir. Geleneksel Kütahya kadın elbiseleri aşağıdaki gibi adlandırılırlar.
Tefebaşı (Sırma ve renkli ipek iplik işlemeli)
Pullu (Sırma ve pul işlemeli)
Eğrimli (Kadife üstüne sırma işlemeli)
Çatkılı (Çapraz sırma işlemeli)
Dizibağlı (Diz üzerine işlemeli)
Dallı (Sırma ile dal işlemeli)
Yolaklı (Şerit şeklinde sim işlemeli)
Bindallı (Dal Şeklinde sim işlemeli)
İzmirli (Renkli çiçek ve dal işlemeli)
Hareli (Sim İşlemeli)
Bu kıyafetler üzerine genellikle elmas, pırlanta, gerdanlık, külte inci,dizi altın takılır. Elmas küpe ve yüzük kullanılır. Bele gümüş kemer takılır. Dane adı verilen oyalı yazmalar başa örtülür. Kütahya’da oyacılık bir ev el sanatı olarak gelişmiştir. Özellikle yaşlı kadınlar boş zamanlarını oya yaparak değerlendirirler.Oyalar şekillerine ve renklerine göre ilginç isimler alırlar. Oya isimlerine birkaç örnek verelim :
Kütahya’nın Geleneksel Erkek kıyafetleri , Eğe bölgesi’nin Zeybek Kıyafetleridir.Bu kıyafetlerin yapımı oldukca zordur, uzun zaman ve emek ister . cepken gazeke , şalvar, potur, camadan, tozluk, serpuş, mintan, kuşak , hırka , cübbe , entari , vb. parcalardan oluş an erkek giyimi günümüzde Kütahya Zeybek Oyunlarınin vazgeçilmez kıyafetidir.
Şehrimizde halk müziğinin güzel türküleri yıllardır dilden dile dolaşır. Son dönemde Türkülerin çoğunu Hisarlı Ahmet derlemiştir. Bu türküler gezeklerde , kır gezilerinde genellikle topluca söylenir. Kadın gezeklerinde deplek, tef, kaşık eşliğinde, erkek gezeklerinde ise bağlama , cura , kaşık eşliğinde söylenir. Kütahya türkülerinin bazıları şunlardır.
Kütahya , Halk Oyunları açısından Zeybek grubundadır. Oyunlar düğünlerde , gezeklerde, bazı tören ve şenliklerde oynanır. Oyunlar kadınlır ve erkeklerce ayrı ayrı oynanır. Kütahya oyunları, Kütahya eşliğinde geleneksel Kütahya kıyafetleri giyilerek oynanır. Oyun havası olarak bilinen bazı türküler şunlardır: Ahmet Bey’in bir küheylan atı var, Portakalım çaylara düştü , Çömüdüm , Tıpır tıpır, İğnem düştü yerlere ve diğerleri...
Kütahya’da beslenme büyük ölçüde ev ürünlerine dayanır. Hamur işi börek ve tatlılarla, et yemekleri geleneksel yemek türlerini oluşturur. Başlıca yemek çeşitleri şunlardır.
Mantıyı andırır. Büyükçe bir kapta hamur yoğrulur. Bir süre dinlenmeye bırakılır. Daha sonra elma büyüklüğünde parçalar alınır, hamur açılır. Bunlar kare biçiminde kesilir. Uçları birleştirilerek “ cimciklenir “ ( sıkıştırılır ) bir tencerede kaynayan tuzlu suya salınır. ( bırakılır ) bir taşım kaynadıktan sonra suyu süzülür. Süzülen cimciğin üzerine sarımsaklı yoğurt dökülür , kızgın yağ gezdirilir, bekletilmeden yenir.
Afiyet olsun.